7 Kasım 2012 Çarşamba

İstanbul'dan endorfin takviyesi

Bugün umut dolu bir güne uyandım. İki gün önce sipariş verdiğim şeyleri bugün teslim alacaktım. Hastaneye gidip servise çıktım, hastamın drenini aldım, bir hafta sonra polikliniğe kontrole çağırdım. Taburcu işlemlerini yapmak için hemşire odasına geçtim. Hastanın sesini duydum, hemşire hanımlara bir şeyler soruyordu.

"Doktor Bey'in adresini alabilir miyim?" Kontrole eve gelmeyi planladı herhalde... Hemşire hanımlar da bir güzel polikliniğin yolunu tarif ettiler.

Daha sonra polikliniğe gidip kahvaltımı edip hasta beklemeye başladım. Sürekli olarak da bir yandan kargo firmasının "Gönderi Takip" hizmetinden paketimin yerini öğrenmeye çalışıyorum. Öğlen yemekte bazı arkadaşlara öğleden sonra size karbonhidrat içeren bir sürprizim olabilir diye önbilgi vermiştim. Öğlen arasında dar odamızda çayımızı içtikten sonra polikliniğe geçtim.

Kapı çaldı ve bir hasta geldi, hastayı muayene ederken kapı çaldı ve bu sefer Kargo geldi. Hemen teslim aldım, hastayı filme gönderdim.


İki gün önce Krispy Kreme'den sipariş verdiğim bir düzine donut! Göğüs Hastalıkları uzmanını aradım ve paketin geldiğini söyledim. Beş dakika içinde o, eşi, diğer Göğüs Hastalıkları uzmanı ve Enfeksiyoncu odama geldiler ve ufak çaplı bir ziyafet yaptık. İstanbul'dan tam 1317 km yol kateden donutlarda en ufak bir bozulma yoktu. Odada ve midelerimizde bir anda İstanbul havası esmeye başladı. Gerçekten çok güzeldi. Cuma günü için peynirli börek ve kısır sözleri verilerek herkes polikliniğine döndü.

Akşam üstü hastaneden çıkıp Polisevi'ne döndüm. Başlayalı 50 gün olması sebebiyle biraz ödeme yapmak niyetiyle resepsiyona gittim. Uzun süre kalanlara yapılan bir indirimden bahsedildiğini duymuştum onu sordum. Sadece Polis ve ailelerini kapsıyormuş.

Polisevine giderken tomruk taşıyan bir kamyon gördüm hemen fotoğrafladım. Karanlık olduğu için çok net olmadı ama sürekli "tomruk ne yaa?" diye soranlara umarım bir cevap olur.


Polisevinde yemek yiyip televizyon izledim ve sonra uyudum.

Krispy Kreme'in kargoyla donut gönderdiğini tesadüfi bir şekilde Sinemis Candemir'in bu twitinden öğrendim.

2 yorum:

  1. Mecburi hizmetini yeni bitirmiş ve 500 gün boyunca İstanbul sayıklamış bir pediatrist olarak okurken neredeyse "gözlerim yaşardı" :)Anlattıklarınız bende ufak çapta bir "boğaz düğümlenmesi" yaratıyor, size sabır diliyorum...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Ben boğaz düğümleyici detaylara girmemeye çalışıyordum aslında, demek ki en iyi yaşayan bilirmiş :)

      Sil