film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2013 Pazar

Giden oda, polisevine zam ve kurs son günü

On gün önce aldığım ani bir kararla zorunlu hizmet blogumu aktive edip yazmadığım bir aylık süreci özet geçmiştim. Bu 10 günlük süreçte, bir aydır neden hiç bir şey yazmadığımı tekrar fark ettim ve kalıcı olmasını planladığım bir karar aldım. Artık, çok özel bir durum olmadıkça blogu haftalık olarak yazacağım. Geçen haftadan başlamak gerekirse...

23 Ocak 2013 Çarşamba

Son 30 gün görsel özet #1


24 Aralık 2012 Pazartesi:
Turksat'ta İstanbul'da dinlediğim radyoların yayın yaptığını fark ettim.

25 Aralık 2012 Salı:
Karşıdaki dağlara 3. kar yağdı, şimdi sıra şehir merkezinde

26 Aralık 2012 Çarşamba:

3 gün Artvin'de defalarca deprem hissettik

28 Aralık 2012 Cuma:
Artvin'de kırağı, kar yaklaşıyor

29 Aralık 2012 Cumartesi:
Artvin'de karşılaştığım ilginç plaka (İstanbul - Laz - Artvin)

30 Aralık 2012 Pazar:
Artvin'de kar başladı ve Başbakan'ın açıklamaları

31 Aralık 2012 Pazartesi:

Odada peynirlerimle ve şarabımla yeni yıla girmeyi planlarken Barışlar'da sakin bir yılbaşı gecesi

4 Ocak 2013 Cuma:

Öğlen arası künefe partisi ve akşam kaynaşma yemeği

5 Ocak 2013 Cumartesi:

Kısa film çekimlerine başladık

6 Ocak 2013 Pazar:

Barışlar'da kahvaltı keyfi, minci ve sucuk

Bir ayın özeti

Çeşitli sebeplerden dolayı blogu tam 30 gündür ihmal ettim. Gelen tepkilerden ve bu blogu esas açma sebeplerimden dolayı geçtiğimiz günleri de katarak bloga kaldığım yerden devam etmeye karar verdim.

Geçtiğimiz 30 günde ne oldu?
  • 14 kere halı saha futbol maçı yaptık; genelde takımlar değişiyor fakat esas kadro olarak sürekli yenilen biz, ilk defa galibiyetle tanıştık.
  • 4 kez basketbol oynadık; en son seferinde dizime aldığım bir darbeyle bir hafta koca bir şiş ve ağrıyla dolaştım.
  • 6 kez bilgisayardan film izledim; Aşk (Amour), Benny's video, Django Unchained, Killing them softly, Anna Karenina ve Maitresse. İçlerinde en çok etkilendiğim ve sinema sanatına bakış açımı değiştiren Haneke'nin "Aşk" filmi oldu.
  • 5 şişe şarap içtim; biri yılbaşı gecesi (aslında yıl sonu) diğerleri film izlerken su gibi akıp gitti işte.
  • Odaya tekrar oda arkadaşı vermeleri sonrası teknik ve taktik görüşmelerden sonra tek kişilik yarı süit odaya geçtim.
  • Başhekimin önerisiyle, çok iş yapmayan doktorlardan biri hatta en boşu olarak, başhekim yardımcılarının görev ve imza yetkisine sahip "Birim Sorumlusu" oldum.
  • Hastaların özürlülük derecesini belirleyen Sağlık Kurulu'nun başkanı oldum.
  • Artvin'de kar yağdı ve hayat kısmen de olsa felç oldu ama çok güzel fotoğraflar çektim.
  • Sağlık Bakanlığı'nın "Sevgi en iyi ilaçtır" temalı kısa film yarışması için uzun zamandır planladığımız kısa filmin çekimlerini tamamlayıp, montajını yapıp yarışmaya gönderdik.
  • Hastanemizi engelli hastalara daha uygun hale getirme genel başlığı altında Artvin'de başlayan işaret dili eğitimi için gönüllü oldum ve işaret dili öğrenmeye başladım.

Görsel özet gecenin ilerleyen dakikalarında...

26 Kasım 2012 Pazartesi

Güveç Partisi

Bir sürü haftadan biri daha, bir saatlik uykunun ardından başladı. Hastaneye gidip polikliniğe geçtim. Kahvaltımı ettim ve makamıma kuruldum.

24 Kasım 2012 Cumartesi

Bir Cumartesi klasiği

Erkenden kalktım cumartesi sabahına, uzun süredir yatan hastam olmadığı için haftasonu hastaneye gitme alışkanlığımı da kaybettim. Polisevi'nde kahvaltı edip oda arkadaşımı Batum'a uğurladıktan sonra film seçmek için arşivimi bilgisayara taktım.

18 Kasım 2012 Pazar

Odada geçen pazar

Işık ve bilgisayar karşımda açık bir şekilde 6.30'da uyandım pazar gününe. Dün gece izlediğim filmi bitiremeden uyumuşum. Yeni güne başlamadan dünden yarım kalan filmi bitirdim. Sonra biraz uyurum diye düşündüm ama nafile...

17 Kasım 2012 Cumartesi

Bilardo ile masa tenisi şarap ile peynire karşı

Günlük güneşlik bir sabaha uyandım bugün. Hemen hava durumuna baktım; tüm günü güneşli gösteriyordu. Odaya tıkılmamam lazım diye düşündüm. Oda arkadaşım hafta sonu için memleketine dönmeden çarşıda kahvaltı yapmaya karar verdik.

10 Kasım 2012 Cumartesi

10 Kasım, Futbol ve Sprite hasretim

10 Kasım'a erkenden uyandım. Oda arkadaşım törenlere katılmak için üniformasını giyip erkenden çıktı. Saat 9.05'te hiç bir siren sesi duymayınca camı açıp kulak kesildim ama anca uzaklardan bir ses geliyordu. İnternetten okuduklarıma göre tüm Türkiye'de siren sesleri kısılmış.

9 Kasım 2012 Cuma

Öğlen kaçamağı ve akşam şarabı

Dünkü basketbolun etkisiyle mi bilmiyorum ama sabah geç uyandım. Polisevinin servisini kaçırdım. Ben de hastaneye yürüyerek gitmeye karar verdim. Polikliniğe geldiğimde kapımda bir kalabalık bekliyordu.

3 Kasım 2012 Cumartesi

4 film, 3 kalıp peynir ve 1 şişe şarap

Erken uyuya kalmamın etkisiyle mi yoksa kaybettiğim yatmadan önce işeme alışkanlığım yüzünden geceleri çişim gelerek uyanmamdan mı bilmiyorum ama 5.30'da uyandım Cumartesi'ye. Türkiye'nin doğusunda olduğumuzdan hava çok erken aydınlandığı için mi yoksa uykumu aldığım için bilmiyorum ama bir daha uyuyamadım.

27 Ekim 2012 Cumartesi

Sürpriz atama

Işık açık ve bilgisayar karşımda uyandım. Gece, yarısında kaldığım filmi bitirip biraz daha uyudum. Boş geçen bu bayram günlerinin tek güzel yanı geri sayımın devam ediyor oluşu. Kahvaltıyı daha önceden aldığım abur cuburlarla yaptım. Öğlen ve akşam yemeğini birleştirip çarşıda yemeğe karar verdim. Biraz odada vakit geçirdim. Öğlen gibi telefon çaldı.

26 Ekim 2012 Cuma

Bayram 2. gün

Bayramın ikinci gününe uyandım. Polisevinde bayram dolayısıyla kahvaltı olmadığı için çarşıda kahvaltı yapmayı planlayarak çarşıya yürüdüm.

24 Ekim 2012 Çarşamba

Polisevi'nde bayram sessizliği

Tatil edilmiş arife gününe çok geç uyandım. Kalp Damarcının kahvaltı davetine gecikecektim. Hemen bir duş alıp çıktım. Ufukta dolmuş görmediğim için hemen yürümeye koyuldum. Dolmuşun da geçmeyeceği tuttu. Tanıdık bir araba geçse de beni hastaneye bıraksa diye diye yürürken bir araba durdu yanımda.

20 Ekim 2012 Cumartesi

2 film birden

Tüm haftanın yorgunluğu üzerine pek de erken olmayan bir saatte dinlenmiş olarak kalktım. Polisevinde kahvaltı sonrası hastaneye uğrayıp hastalarıma bakma niyetiyle çıktım. Hava çok güzeldi. Yürüyerek gitmeye karar verdim. Yolu yarılamıştım ki bir araba durdu yanımda.