26 Kasım 2012 Pazartesi

Güveç Partisi

Bir sürü haftadan biri daha, bir saatlik uykunun ardından başladı. Hastaneye gidip polikliniğe geçtim. Kahvaltımı ettim ve makamıma kuruldum.

Enfeksiyoncunun olmaması, öğrenci hemşirelerin hepatit açısından taranmaları gerektiğinden ve en boşta ben olduğumdan sekreterler hepsinin kaydını bana açmış. Polikliniğim hiç görmediği kadar hasta gördü bugün; 11 hasta.


Öğlen arasında yemek sonrası doktor odasına geçtiğimde blogumun ayyuka çıktığını öğrendim (Herkese selam!). Olumlu tepkiler almış olmak bilinirlik endişemi biraz olsun azalttı. Ama artık söyleyeceğim şeylerin sınırı konusunda endişelerim var. Zaman içinde bunların yansımalarını göreceğiz.

Öğlen arasında yeni başlayan Nörolog'la da tanıştık. Kendine ait bir odası olduğuna göre artık odama iyice yerleşebilir ve odada kalan nörolojik eşyalardan kurtulabilirim diye düşünürken Başhekim yardımcısından yeni kura için Nörolog isteği yapıldığını öğrendim.

Dün gece 3'te acile gitmemin bir faydası olarak bugün 18.00 gibi ufak çaplı bir güveç partisi olduğunu öğrendim. 17.00'ye kadar odada oturup İlksen Başarır'la Mert Fırat'ın filmi Atlıkarınca'yı izledim. Alışık olmadığımız bir senaryo etkileyici bir şekilde filme aktarılmış, başarılı buldum.

Saat 17.00'de zaman geçirmek için bir saat ne yapsam diye düşünürken Acil'den telefon geldi. Hemen acile intikal ettim. Spontan hemopnömotoraks; nadir görülen bir antite olmakla birlikte tedavisi normal hemopnömotorakstan farklı değil. Hastanın tüpünü takıp(#17) yatış verdim.

Saatin 18.00 olduğunu görünce hemen güveç partisi planlanan yere gittim. Kocaman bir güveç bizi bekliyordu. Sadece bir somun ekmeği suyuna banarak yemiş olabilirim. Pamuk gibi kuzu eti de cabası.


Tıka basa doyduktan sonra odaya döndüm. Biraz televizyon izleyip uyku borcumu kısmen kapamak için erkenden uyudum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme