18 Ekim 2012 Perşembe

Spor salonunda basketbol

Sabah yine ağrılarım kaybolmuş olarak uyandım. Hava çok güzel olduğu için hastaneye yürüyerek gitmeye karar verdim. 22 dakikalık bir yürüyüş sonrası hastaneye vardım. Hastalarıma bakıp kantine geçtim, poğaça kalmamış, ben de tost alıp polikliniğe döndüm.

1-2 hasta baktım. Gün içinde de Enfeksiyoncunun ve Çapa'daki bir çalışmanın istatistiklerine baktım. Öğlen arasında acile gelen odun çarpması bir hastaya hemopnömotoraks nedeniyle tüp(#15) taktım ve servise yatırdım. Böylelikle öğlen arası muhabbetinden mahrum kalmış oldum.

Akşam 19.00'da basket oynayacağımız için hastaneden çıkar çıkmaz çarşıya inip bir şeyler yemeğe karar verdim. Dünden gözüme kestirdiğim kalabalık kuzu dönerciye gittim. Kuzu döner, her şeyin pahalı olduğu Artvin'deki tek ucuz şey (porsiyon 5TL). Sonra polisevine dönüp basket oynayacağımız saate kadar odada ısınma hareketleri yaptım.

Gençli ve Spor İl Müdürlüğü Spor Kompleksi (internetten)

Daha önceden ayarladığımız kapalı salonda buluştuk. Hep oynadığımız okulu düşününce kendimizi Abdi İpekçi'de gibi hissettik. 2 saatlik bol ter atıcı bir kaç maçtan sonra bir çay içmeye karar verdik ki bir klasik olarak acilden telefon geldi. Cevizden düşen amcada pnömotoraks şüphesi... Zaten yakın olduğum için hemen hastaneye geçtim. Tomografileriyle hastayı değerlendirdim, müdahaleye gerek kalmadan müşahade amaçlı yatırdım.

Daha sonra odaya döndüm. Kas ağrılarıma önlem olarak Psikiyatristin önerisiyle spor sonrası protein kaynağı olarak meyveli yoğurdumu yedim. Sıcak bir banyonun ardından güzel bir uyku.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme