17 Ekim 2012 Çarşamba

Odamın düşman işgalinden kurtuluşu

Sabah gözlerimi açtığımda, sağ bacağımda, dün kıpırdamamı engelleyen o ağrıdan eser yoktu. İki olasılık vardı; ya artık spor eşik değerimi aşmıştım, artık etkilenmeyecektim ya da bacağın o kısmına ağrı duyusunu taşıyan sinir kopmuştu ve artık hiç bir şey hissetmiyordum. Bu enerjiyle ve moralle hastaneye geldim. İlk olarak dün kaybettiğim poliklinik odamın akıbetini öğrenmek üzere odama gittim.

Genel Cerrahın tabelası sökülmüş duvarda iki çivi başı duruyordu. Ben de hemen içeride bir köşeye atılmış tabelamı yerine taktım. Oda yine benim!


Odamı geri aldım ama tüm gün 1 hasta bile gelmedi. Blogla ve istatistiksel çalışmalarımla ilgilendim. Blogun popülaritesinin artması ve bazı gelen sorulara yanıt olması sebebiyle iki sayfa hazırladım.
  1. Göğüs Cerrahisi neyle uğraşır?
  2. Artvin'de zorunlu hizmet
Çok kapsamlı olmasalar da çoğu soruya yanıt olacağına eminim.

Daha önceden oluyor muydu bilmiyorum (kesin oluyodur da), hastalar bitince doktorlar birbirlerine oda ziyareti yapıyorlarmış. Ben de bugün bir misafir olarak bir de ev sahibi olarak ikisine katılmış bulundum. Kahve ikram edenler bile oldu.

Hastaneden çıkınca Polisevine döndüm. Dün gece beni kıvrandıran ama sabah eser kalmayan ağrı tekrar başladı. Kıvrana kıvrana yatakta televizyon izleyerek geçirdim geceyi. Bir ara uyanıp anti-inflamatuar alıp tekrar yattım.

1 yorum:

  1. hayırlı tezkereler mi denir Suat'cım? biz askere gidenlere bunu demeyi öğrendik.
    zorunlu görevde ne demek gerek?
    komşuluk ilişkileri önemlidir. Bknz atasözleri: komşu komuşunun külüne muhtaçtır, ev alma komşu al...
    hayırlı olsun ve en güzel şekilde geçsin diyorum...
    neslihan

    YanıtlayınSil