6 Ekim 2012 Cumartesi

İlk ameliyat kararı ve çamaşır günü

Cumartesi günleri çamaşır yıkandığını bildiğimden, sabah erkenden kalkıp renkli kirlileri iki torbada topladım. Polisevinde kahvaltı saat 9'da başladığından ve saat daha 8'e yeni gelirken, çamaşırları verip karşıdaki kafe-bakkalda sucuklu yumurta yiyip hastaneye uğrayıp işlerimi hallederim diye düşünmüştüm.

Öncelikle elimde iki kirli torbasıyla aşağıya indim fakat resepsiyonda kimse yoktu. Aşağıda olduğunu bildiğim çamaşırhaneye indim, orada da kimse yoktu. Elimde torbalarla karşıdaki kafeye gidip kahvaltı sonrası kirlileri bırakma kararı aldım. Bakkalın tok sesli sahibi Kemal Abi eşi daha gelmediği için kahvaltının daha başlamadığını söyledi. Lobiye dönüp resepsiyona biri gelir diye beklemeye başladım ama kimse gelmedi. Kirlileri odaya bırakıp hastaneye gittim.

Bugün drenini alıp taburcu edeceğime söz verdiğim hastanın drenini alıp taburcu işlemlerini yaptım. Göğüs hastalıklarının dünden haber verdiği, sağda havalanma kaybı olan bir hastanın tomografisini gördüm. İki hafta önce travma hikayesi olan hastanın sağ bazalde efüzyonu mevcuttu ve dün yapılan torasentezde gelen olmamıştı. Bu büyük olasılıkla organize olmuş bir hematom olduğu anlamına gelebilir. Bu da emilmesini bekleyerek emilmeyeceğini, ameliyatla boşaltılması gerektiğini gösteriyordu.

Fakat bu ameliyatı yapmak için hastanede yeterli ekipman yok, ilk planda sevk ederiz gibi konuştuk ama gün içinde kafamda düşünüp durdum. Genel cerrahinin laparoskopuyla torakoskopik olarak bakabilirim fakat selektif entübasyon için gerekli çift lümenli tüp yok; efüzyon solda olsa düz tüpü sağa itebiliriz ama sağda. Minitorakotomi açsam, torakotomi ekartörü yok, batın için olanlarla idare etmem gerekecek. Kafamı kurcalayan soru; basit bir hematom boşaltılması için hasta en az 3 saatlik bir yol gidip başka bir şehirde mi ameliyat olsun, yoksa optimum şartları sağlayamamış olmama rağmen, çok da riskli olmayan bu ameliyatı burada mı yapsam. Sanırım buna Göğüs Hastalıklarıyla birlikte filmlere tekrar bakıp karar vereceğiz.

Artvin Devlet Hastanesi Ameliyathane koridoru

Hastaneden çıkıp çarşıya gittim ve Festival Cafe'de menemen ve peynirli gözleme yedim. Sipariş verirken garsona "Bibersiz olur mu?" diye sordum, o da "Tabi, yumurta olsun mu?" dedi, ama laf sokmak için demediğine eminim.

Kahvaltı ettim, Migros'a uğrayıp meyve alışverişi sonrası Polisevine döndüm. Çamaşırları yıkattım, mis gibi kokuyorlardı. Sonuç "Başarılı!"

Bunun dışında odada film izleyerek geçirdiğim sakin yağmurlu bir cumartesi oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme