11 Ekim 2012 Perşembe

Artvin'den yazı çıkar mı

Servisteki hastalarımı gezdim, karı-koca tüp taktığım çifti taburcu ettikten sonra dahiliyede tüp taktığım serebral palsili hasta dışında takip ettiğim hasta kalmayacak. Polikliniğe geçip hasta beklemeye başladım. Dün belli olması gereken zorunlu hizmet münhal kadrolarını merak edip siteye girdim.

Bir nöroloji, bir de gastroenteroloji kadrosu açılmış. Bu da demek oluyo ki odama fazla ısınamadan biri gelip yerleşecek.

Daha önce enfeksiyoncuya istatistik ile ilgili bir ihtiyacı olursa yardım edebileceğimi söylemiştim. O da, suya düşen yan dal hayallerinden sonra yazı-çizi işine hız vermeye karar vermiş olmalı ki acilcilerle ortaklaşa bir çalışma planlamış. Beraber konuştuk nasıl yapabiliriz ne edebiliriz diye kafamızda bir şablon oluşturduk. Zaten Artvin gibi, hastanesi bölgedeki tek hastane konumunda olan ve coğrafyası nedeniyle dışarı pek hasta vermeyen (acil vakalar açısından) hastanelerde epidemiyolojik çalışma yapmak en mantıklısı gibi düşünüyorum. Olguları ayrı tutarsak tabi...

SPSS başında geçecek günler beni bekler

Öğleden sonra Kalp Damarcıyla, geniş müzik koleksiyonundan Paul Mauriat'nın bir albümünü dinledik, personel de çay getirince polikliniğin tenha anlarında yaşanan keyifli bir zaman oldu.

Doktorlara, kullanmayı çok sevmesem de, sürekli Enfeksiyoncu, KBBci gibi isimler takmayı, isimlerini kullanmamak için özellikle tercih ediyorum. Olur da bir gün bir tanıdıkları okur veya kendileri buralarda var olmak istemez diye önlem amaçlı.

Akşamüstü odaya dönüp yemek yedikten sonra bugün televizyon izlemedim ve yeni bir kitap okumaya başladım. Daha önce Seyfi Teoman'ın sinemaya uyarladığı ilk kitabı "Bizim Büyük Çaresizliğimiz"in yazarı Barış Bıçakçı'dan "Sinek Isırıklarının Müellifi".
(Bkz. Bizim Büyük Çaresizliğimiz ile ilgili blog yazım)

Kitap okurken uyuyakaldığımı heralde söylememe gerek yok.

2 yorum:

  1. Abi hep uyuyakalıyorsun okuduğum kadarı ile , hiç doğrudan uyumak için yatmıyo musun ? Ne diyosun buna? :) (M.KAPDAĞLI)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Odada oturacak yer yok, masa sandalye yok. Yatakta takılıyorum napiyim...

      Sil